Balıkesir
ve Çanakkale illerini kapsayan alana ilişkin hazırlanan ve 2040 yılını
hedefleyen "Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre
Düzeni Planı" Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 20.08.2014 tarihinde
onaylanarak yürürlüğe girdi. Bakanlıkça onaylanan plan Çanakkale Valiliği Çevre
ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nde 02.09.2014 tarihinde 30 gün süre ile askıya
çıktı. Çanakkale Kent Hakkı Atölyesi "Kent ve Cinsiyet Çalışma
Grubu" olarak Balıkesir Çanakkale 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının
yaşadığımız coğrafyaya/kente/bizlere etkileri konusunda taşıdığımız kaygılar
nedeniyle 26 Eylül 2014 Cuma günü saat 18:30'da Yalı Hanı'nda konuya duyarlı
herkesin katkısına ve katılımına açık bir toplantı çağrısı yaptık. Çanakkale'de
insanı, emeği, doğayı, tarihi hiçe sayan rant amaçlı her türlü saldırının
karşısında durma çabamızın bir adımı olarak kayıt düşmek istediğimiz toplantıda
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planını aralarında konunun uzmanlarının da
bulunduğu katılımcıların katkısıyla tartıştık.
Toplantıda
gündeme gelen temel noktalar şunlardı:
- Çevre
Düzeni Planları yasal açıdan ve içerikleri itibariyle kentlerin geleceklerini
belirlediğinden kentte yaşayan herkesi yakından ilgilendiren planlar olmasına
rağmen bu planın hazırlanma sürecinde katılımcı süreçler işletilmemiş, yapılan
bir kaç toplantı birkaç kurum ve meslek grubu temsilcisinin katılımıyla sınırlı
kalmış, yüz binlerce insanı etkileyecek plan bölgede yeterince
tartışılamamıştır. Çanakkale halkının büyük çoğunluğu planın içeriğinden ve
yaratacağı etkiden bihaberdir.
-
Hazırlanan çevre düzeni planında planlama bölgesi nüfusunun 25 yıllık bir
sürede 3 kat arttığı, bu artışın büyük ölçüde kentsel nüfusta gerçekleştiği
kabul edilmiş ancak bu kabulün hangi bilimsel yöntemlerle yapıldığı
belirtilmediği gibi önemli tarım ve orman alanlarının bulunduğu, ekonomisinde
tarımın önemli yeri olan bir bölgede kırsal yaşamdan uzaklaşılarak kente göçün
yaratacağı problemler adeta yok sayılmıştır.
-
Planda Balıkesir ve Çanakkale kent merkezleri ile büyük oranda kıyı bölgelerin
özellikle Bozcaada'nın güneyi, Çanakkale Boğazı'nın kuzey bölgeleri ile Edremit
Körfezi gelişme alanları olarak belirlenmiştir. Bu aynı zamanda zeytinlik ve
tarım alanlarının imara açılması demek olduğundan ciddi ekolojik sorunlarla
karşı karşıya bırakılacağımız açıktır.
- Doğal
güzellikleri, fauna ve flora zenginliği, bol su kaynakları , tertemiz havası
ile dünyanın sayılı doğa harikalarından biri olan Kazdağları'nın bulunduğu,
tarım alanları, orman alanları ve sit alanlarının oldukça yoğun olduğu bu
bölgenin çehresi planda belirtilen sanayi, enerji ve maden alanlarına
ilişkin kararlarla tamamıyla değiştirilecektir. Çanakkale il sınırlarının
kuzey kıyıları enerji üretim tesisleri için ayrılmış, ithal kömüre dayalı
termik santrallerin yapılabileceği bir alan olması plan hükmü ile sağlanmış,
mevcut durumda 2 adet termik santralin bulunduğu alanda onlarca santral daha
yapılmasının önü açılmıştır. Açıktır ki bu durum Kaz Dağları başta olmak üzere
tüm bölgeyi olumsuz etkileyecek, tarım alanlarından yerleşme alanlarına kadar
çok büyük sorunlara yol açacaktır.
-
Planda hiçbir doğal alan maden açısından sakıncalı ilan edilmeyerek sektörün
önü açılmış ancak yaratacağı olumsuzluklar göz önünde bulundurulmamıştır. Plan
adeta madencilik alanında her şeyin yapılabileceğini belgeleyen bir kitapçık
niteliğindedir.
-
Edremit Körfezi ve Güney Çanakkale başta olmak üzere alternatif ulaşım
güzergahlarının yatırım programlarına alınmasını öngören planda yapılması
öngörülen otoyolların ve karayolu ulaşım ağlarının Çanakkale'nin tarım ve orman
alanlarını olumsuz etkileyeceği açıktır. Öte yandan yapılması öngörülen
Çanakkale Boğaz Köprüsü'nün plan notlarına göre köprünün ayaklarının inşa
edildiği Lapseki ve Gelibolu bölgeleri kentsel gelişim alanı ilan edilmiştir.
Dolayısıyla bu bölgeler imara açılacak, önemli bir nüfus baskısı oluşacak ve
köprü ciddi ekolojik sorunlar ortaya çıkaracaktır.
- Plan
tarihi ve kültürel mirası, sit alanları ve değerli tarım alanları ile öne
çıkmış Bozcaada'nın güney kıyılarını gelişme konut alanı olarak imara açtığı
gibi Gökçeada kıyılarını da turizm amaçlı yapılaşmaya açmış, mahkeme kararları
ile yasallığı ortadan kalkan Bademli Köyü'ndeki otel alanı dahi plana
işlenmiştir.
- Plan
genel olarak Bandırma ilçesi ve batısını da içine alan kuzey kıyılarını sanayi
ve enerji tesislerine teslim etmekte, başta Bozcaada ve Gökçeada olmak üzere
tüm kıyıları konut ve turizm alanları adı altında imara açarak rant odaklı
yapılaşmayı öngörmekte, tarımdan uzaklaşmaya yol açarak kentsel çevre
sorunlarına, ciddi ekolojik problemlere ve hatta çevre felaketlerine davetiye
çıkarmaktadır.
-
Çanakkale Kent Hakkı Atölyesi "Kent ve Cinsiyet Çalışma Grubu" olarak
konuya duyarlı herkesi 8 Ekim 2014 tarihine kadar Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne
dilekçe vererek plana itiraz etmeye çağırıyoruz. Planın Çanakkale'de tüm
kesimlerce detaylı bir biçimde tartışılıp değerlendirilebilmesi için
çabalarımızı sürdüreceğiz. 26/09/2014
Çanakkale Kent Hakkı Atölyesi
Kent ve Cinsiyet Çalışma Grubu